Günümüzde 8 kadından biri meme kanseri ile karşı karşıya kalmaktadır. Meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesi ise hayati bir önem taşımaktadır. Şüpheli alanda kanserli doku hücrelerinin bulunup bulunmadığına dair kesin tanı konması ise meme biyopsisi ile mümkün olmaktadır. Günümüzde memede biyopsi birden fazla teknik ile gerçekleştirilmektedir. Bunlar; ince iğne tekniği, kalın iğne tekniği ve cerrahi biyopsi teknikleri şeklindedir.
Meme biyopsisine dair patoloji raporu ise kanser tedavisine yönelik hazırlanacak olan planının oluşturulmasında çok büyük bir öneme sahiptir. Bununla beraber bireye meme biyopsisi yapılması illaki meme kanseri olduğu anlamına gelmemektedir. Yapılan biyopsinin amacı esasında dokunun kanser hücreleri barındırıp barındırmadığını ortaya koymaktır.
Meme Biyopsisi Nedir?
Önemli Başlıklar
Meme biyopsisi esasen, fiziksel muayene ile ultrason görüntüleme veyahut mamografi gibi görüntüleme teknikleriyle tespit edilmiş olan şüpheli durumdaki lezyonlardan, farklı teknikler kullanılarak doku örneği alınması ve bu alınan dokunun incelemesi işlemidir. Memede biyopsi uygulanması sırasında meme dokusundan toplanan hücreler mikroskopta incelenerek, kanser hücresi bulunup bulunmadığına bakılır.
Meme biyopsisi günümüzde şüpheli bir bölgede kanserli meme dokusunun olup olmadığını kesin şekilde tanısının konmasını sağlayan yegâne tanı yöntemidir. Şüpheli bölgeden alınan doku örneğinden çıkacak olan patoloji raporu, konusunda uzman hekimin ek bir cerrahi işleme ya da başka tedaviye ihtiyaç olup olmadığının ortaya konmasına katkı sunar. Memede biyopsi alınması kişinin meme kanseri olduğu manasını taşımamaktadır.
Memede biyopsi işlemi, meme dokusu üzerinde ultrasonik görüntüleme rehberliğinde gerçekleştirilmekte ve meme dokusu üzerinden ya da memede saptanan şüpheli durumdaki kitle üzerinden iğne yöntemiyle doku örneği alınmaktadır. Çoğunlukla mamografi ya da meme ultrasonu esnasında fark edilen bu kitlenin kanserli doku olup olmadığını anlamak adına biyopsi örneği alınması kararı verilebilmektedir.

Memeden Biyopsi Neden İstenir?
Meme dokusunda fark edilen anormal renk oluşumu, kitle ya da kitlelerin varlığı başta olmak üzere rutin durumun dışında seyreden belirtiler meme kanseri için muayene olunmasını gerektirmektedir. Doktor muayenesi sonrasında şüpheli bir durum mevcutsa memeden biyopsi alınmaktadır. Günümüzde meme kanserinin kesin teşhisinde meme biyopsisi kullanılmaktadır.
Biyopsi raporunun sonucunun güvenilir olması, günümüzde meme kanserinin kadınlarda yaygın seyretmesi sebebi ile meme dokusundaki şüpheli kitlelerin incelenmesinde meme biyopsisinden yardım alınmaktadır. Meme biyopsisi sayesinde, memede tespit edilen kitlenin kanserli hücreler taşıyıp taşımadığı kesin tespit edilebildiği için konunun uzmanı doktorlar tarafından memede biyopsi istenmektedir. Ancak bireyin meme biyopsisi yaptırmış olması kesin meme kanseri olduğu anlamına gelmez.
Aynı zamanda meme kanseri tanısı konmamış bir bireyin gelecek dönemler için de muayenelerini aksatmaması, gelecekte olası bir meme kanseri durumunun önüne geçilmesi ve erken dönemde teşhis edilmesi adına da önem taşımaktadır. Bu doğrultuda hastanın sonraki dönemlerde kontrollerini aksatmaması ve şüphelenilen bir durum fark edilirse muayene olması konusunda da bilgilendirmeler yapılmaktadır.
Meme Biyopsisi Nasıl Yapılır?
Günümüzde meme biyopsisinin uygulamada olan birkaç tekniği bulunmaktadır. Bu teknikler; İnce iğne biyopsisi, Kalın iğne biyopsisi veya Tru- Cut biyopsisi, Cerrahi biyopsi ile Sentinel lenf nodu biyopsisidir.
- İnce iğne biyopsisi: memede iğne biyopsisi en temel meme biyopsisi tekniğidir. Klinik meme muayenesi esnasında hissedilen lezyonlu dokunun değerlendirmesinde kullanılır. İğne biyopsisi, sıvı dolu olan kist ile katı haldeki kitleyi birbirinden ayırt etmenin en hızlı şeklidir.
- Kalın iğne biyopsisi ya da diğer adıyla Tru- Cut biyopsi, daha kalın iğne kullanılarak memeden küçük miktarda şüpheli olan dokudan örnek alınması işlemidir. Bu teknikte bir radyolog ya da cerrah, meme kitlesinden şüpheli durumdaki doku örneklerini çıkarmak adına iğne kullanır.
- Cerrahi biyopsisi, meme kitlesinin bir bölümü ya da tamamının patolojik olarak incelenmesi adına çıkarılır. Dokunun ve çevresindeki dokunu kanser hücreleri taşıyıp taşımadığı tespit edilir.
- Sentinel lenf nodu biyopsisi: koltuk altında bulunan lenf düğümlerinin kanser açısından kontrol edilmesini sağlar. Bu sayede kanserin metastaz yapıp yapmadığının anlaşılması açısından yararlıdır.
Memede Biyopsi Hangi Durumlarda Yapılır?
Meme biyopsisi uygulamaları günümüzde yaygın bir uygulama durumuna geçmiştir. Her 9 kadından birinde kanserli dokulara rastlanıyor oluşu bu işlemin sık bir şekilde yapılmasını ve kanserin erken teşhis edilmesini gerektirmektedir.
Memede iğne biyopsisi işleminin hangi durumlarda yapılması gerektiği ise genel hatları ile şu şekildedir. Birey meme dokusu üzerinde elle hissedilebilir bir kitle ya da kitleler varlığı hissettiğinde muayene için radyoloji uzmanına başvurulabilir. Bunun yanı sıra muayene esnasında Ultrasonografi, mamografi ya da meme manyetik rezonans görüntüleme tekniklerinde şüpheli bir duruma rastlandığında meme biyopsisi istenebilmektedir.
Meme ucunda kanlı şekilde gelen bir akıntı varlığı mevcut ise, meme ucunda kabuklanma ya da deri dokusunda çukurlaşma varlığı mevcut ise bu durumda konusunda uzman olan doktorun muayenesi sonrasında meme biyopsisi kararı verilmektedir. Hastanın durumuna uygun biyopsi tekniği ile doku örneği alınarak patolojik olarak incelemeler gerçekleştirilmektedir.
Eğer ki memede bulunan kitlenin iyi ya da kötü huylu olduğunun belirlenmesi gerekiyorsa yine günümüzde meme biyopsisi tekniklerinden yararlanılarak meme kanserinin varlığı ortaya konabilmektedir.

Memede Biyopsi Zararlı Mıdır?
Meme biyopsisi günümüzde kullanılan ve yüksek güvenlikli tanı ve teşhis yöntemleri içerisinde yer almaktadır. Meme kanserinin bu denli yaygın olduğu ve erken teşhisin yaşam standartlarını ve yaşam şansını arttırdığı göz önüne alındığında sıklıkla kullanılan yüksek öneme sahip bir yöntem olarak tercih edilmektedir.
Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi meme biyopsisi işleminin de kendi içerisinde barındırdığı bir takım düşük riskler bulunmaktadır. Bu riskler kullanılan meme biyopsisi tekniğine göre değişkenlik gösteriyor olsa da memede iğne biyopsisi, kalın iğne biyopsisi, cor biyopsi ve tru- cut biyopsi için birkaç durumdan bahsedilebilmektedir. Meme dokusu üzerinde morarma veya şişlik oluşması gözlenebilir.
Biyopsi alınan doku üzerinde enfeksiyon oluşumu ya da kanama gözlenmesi görülebilir. Biyopsi alınan bölgede kızarıklık, akıntı gelmesi ya da sıcaklık hissi yaşanması durumu ile karşı karşıya kalınabilir. Bu gibi durumlar gözlendiğinde mutlaka uzman doktor ile iletişime geçilmesi ve bilgi verilmesi önemlidir. Bahsi edilen durumlar haricinde meme biyopsisi uygulamasının hasta için ciddi bir zararı bulunmamaktadır.
Memeden Biyopsi Öncesi Yapılması Gerekenler
Meme biyopsisi yapılmasına karar verilen hastanın biyopsi öncesinde yapması gereken önemli birkaç durum bulunmaktadır. Bunlar gerek hastanın gerekse de biyopsi sonucunun doğru çıkması için önem arz etmektedir. Bu doğrultuda genel olarak biyopsi öncesinde yapılması gerekenler şu şekilde sıralanmaktadır. Ancak muayene esnasında hastanın durumuna göre yapılması istenen durumlarda değişkenlikler olabilmektedir.
Hastanın biyopsi işlemini gerçekleştirecek olan doktora kullanmakta olduğu bütün ilaçları söylemesi gerekmektedir. Eğer kullanılan ilaçlar içerisinde kan sulandırıcı bulunuyor ise biyopsi işleminden bir süre önce ilaç alımının durdurulması gerekebilmektedir. Bunun haricinde uzman radyolog, biyopsi işleminden önce kan alımı ile kandaki pıhtılaşma faktörlerinin kontrol edilmesini isteyebilmektedir.
Biyopsi yapılacak olan günde mutlaka hastanın çıkartmak için rahat kıyafetler giymesi gerekmektedir. Ayrıca göğüs bölgesine krem, deodorant ya da pudra içeren ürünleri kullanmaması gerekmektedir.
Biyopsi öncesinde hastanın aç olması gerekmediğinden hafif tok halde olunması yeterli olmaktadır. Ancak bu durum kullanılacak olan tekniğin türüne göre değişkenlik gösterebildiği için mutlaka tekniğe uygun bilgilendirmelere harfiyen uyulmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.
Memede Biyopsi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Meme biyopsisi işlemi de diğer cerrahi işlemler gibi sonrasında birkaç dikkat edilmesi gereken durumu barındırmaktadır. Bu konuda bilgilendirmeler konunun uzmanı olan doktor tarafından işlem hakkında bilgi verilirken ve işlem sonrası bilgilendirmesi olmak üzere bahsedilmektedir. Ancak meme biyopsisi işlemi için genel olarak dikkat edilecek hususlar şu şekildedir.
Cerrahi biyopsi dışındaki meme biyopsisinde, biyopsi alınan yere bandaj uygulaması gerçekleştirilir. Hastalar gündelik yaşamlarındaki aktivitelere ara vermeden devam edebilmektedir. Kalın iğne biyopsisi işleminden sonra biyopsi alınan bölge üzerinde renk değişikliği, morarma durumu meydana gelebilir. Bölge üzerinde yani memede ağrı duyulması, acı ve rahatsızlık halinin azaltılması adına yine doktorun önerisi dahilinde uygun olan ağrı kesicinin kullanılması, soğuk kompres uygulaması yapılabilir.
Meme biyopsilerinden sonra duş alımı ya da yara bakımı ile ilgili bilgilendirme doktorun önerisi dahilinde yapılmalıdır. Meme biyopsisi sonrasında bölgenin kontrol edilmesi ve bahsedilen iyileşme süreçlerinin haricinde bir durum fark edilmesi halinde mutlaka doktor ile iletişime geçilmelidir.
Meme Biyopsi Fiyatları
Meme kanserinin erken teşhisi için önemli bir tanı ve teşhis yöntemi olan meme biyopsisi günümüzde sıklıkla güvenilir şekilde uygulanmaktadır. Günümüzde, İnce iğne biyopsisi, Kalın iğne biyopsisi veya Tru- Cut biyopsisi, Cerrahi biyopsi ile Sentinel lenf nodu biyopsisi olmak üzere birçok teknik ile biyopsi alınma işlemi başarıyla gerçekleştirilmektedir.
Uygulanan yöntemlerin haricinde tanı konan kitlenin sahip olduğu boyutu, uygulanacak olan cerrahi tekniğin türü meme biyopsi fiyatları içerisine dahil edilmektedir. Bunun yanı sıra meme biyopsi işleminin nerede yapıldığı, kullanılan cerrahi biyopsi tekniğinin türü, uzman doktorun tecrübesi, biyopsi alınacak bölgenin yeri, bölgenin tespitinde kullanılacak ek görüntüleme yöntemleri ile hastanın durumu yine meme biyopsi fiyatları belirlenmesinde etkili olmaktadır.
Bu nedenle meme kanserinin varlığının erken dönemde teşhis edilmesi, İnce iğne biyopsisi, Kalın iğne biyopsisi veya Tru- Cut biyopsisi, Cerrahi biyopsi ile Sentinel lenf nodu biyopsisi gibi kullanılacak en doğru cerrahi tekniğin seçilmesi, hastanın durumunun hasta özelinde detaylı değerlendirilmesi en doğru meme biyopsi fiyatları ortaya konmasını sağlamaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Meme biyopsisi sonrası denize girilir mi?
Meme biyopsisi sonrasında denize girilmesi için biyopsi bölgesinin iyileşmiş olması gerekmektedir. Aksi halde bölgede enfeksiyon oluşumu gözlenmesinin yanı sıra biyopsi tekniğine göre dikiş uygulanmış ise dikişlerin açılmasına ve dokunun iyileşme durumunun gecikmesine yol açabileceği göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle denize girmek için iyileşme durumunun mutlaka doktor kontrolü sonrasında kararlaştırılması gerekmektedir.
Memede biyopsi sonrası ağrı olur mu?
Meme biyopsisi sonrasında bölge üzerinde çok yüksek bir ağrı duyumu yaşanmamaktadır. Ancak alınan kitlenin büyüklüğüne, uygulana meme biyopsi tekniğine göre ve kişinin ağrı eşiğinin seviyesine göre ağrı duyumu farklılık göstermektedir. Ağrı durumu için yine konunun uzmanı olan doktorun ağrı hakkında bilgilendirilmesi sonrasında ağrıya yönelik bir ilaç kullanılıp kullanılamayacağı konusu danışılabilmektedir.
Meme biyopsisi zor mu?
Meme biyopsisi tekniğine ve duruma göre anestezi çeşitleri kullanılarak gerçekleştirilen, zor denilemeyecek düzeyde bir işlemdir. Bu sayede de biyopsi alımı esnasında herhangi bir acı hissi bulunmamaktadır. Meme biyopsisi işleminin öncesinde dikkat edilecek hususların yanı sıra işlem sonrasında dikkat edilmesi gereken hususlara uyulduğu müddetçe meme biyopsisi işlemi sorunsuz bir şekilde tamamlanmaktadır.
Meme biyopsisi sonucu pozitif ne demek?
Şüpheli durumdaki meme dokusundan uygun teknik ile gerçekleştirilen biyopsi işlemi ile alınan doku parçası patoloji laboratuvarına iletilmektedir. Patoloji laboratuvarında gönderilen doku örneği uzman patolog tarafından değerlendirilmektedir. Yapılan inceleme sonrasında sonucun pozitif olması hastanın meme dokusunun kanser içerdiğini ifade etmekte, sonucun negatif olması ise alınan dokuda kanser hücresi bulunmadığını ifade etmektedir.
Meme biyopsisinden sonra duş alınır mı?
Meme biyopsisi işleminden sonra doktorun belirttiği süre boyunca duş alınmaması gerekmektedir. Bu süre kullanılacak olan biyopsi tekniğinin türüne göre değişkenlik göstermektedir. Eğer ki biyopsi tekniğinde iğne biyopsisi kullanılmış ise süre daha kısa, kitlenin tamamı alınmışsa süre daha uzun seyretmektedir. O nedenle duş için uygun süre iyileşmeyi etkileyeceğinden doktor tarafından belirtilmelidir.
Biyopsi sonrası memede şişlik neden olur?
Meme biyopsisi sonrasında meme dokusunda görülen şişlik durumunun sebebi bölgeye uygulanmış olan müdahale sebebi nedeniyledir. Bölge üzerinde uygulanan biyopsi tekniğinin durumuna göre bölge üzerindeki yangı durumu, iyileşme dokusu ile şişlik halinin görülmesi normal bir durumdur. Şişliğin sürekli artış göstermesi, dokunun renk değişikliğinin artması gözlenirse ancak uzman doktora bilgi verilmesi gerekir.
Meme biyopsisi aç mı tok mu yapılır?
Meme biyopsisi işlemi özel bir durum bulunmadıkça aç karnına yapılması gerekmemektedir. Bireyin yarı tokluk halinde olması meme biyopsisi işlemi için yeterli olmaktadır. Ancak eğer ki bireye uygulanacak olan meme biyopsisi tekniğinde aç olunması gerekiyor ise bu durum doktor tarafından hastaya belirtileceği için hastanın aç bir şekilde biyopsi işlemine gelmesi gerekmektedir.
Meme biyopsisi kaç günde çıkar?
Günümüzde meme biyopsisi işleminin sonuçları 3 ila 7 gün içerisinde çıkmaktadır. Raporlar uzman patolog tarafından hazırlanmakta ve sonuçlandırılmaktadır. Ardından sonuçlar uzman doktor tarafından incelenerek hastaya patoloji sonuçları hakkında detaylı bir bilgilendirme yapılmaktadır. Meme biyopsi sonucunun ne sürede çıkacağı hakkında zaman bilgilendirmesi hem muayene esnasında hem de biyopsi alımı sonrasında bildirilmektedir.
Biyopsi sonrası memede morarma niye olur?
Biyopsi işlemi sonrasında gözlenen morarma, bölgede yer alan küçük kan damarlarının zarar görmesi, alınan doku parçasının etrafındaki kan damarlarının kanaması sebebiyle meydana gelir. Bu durum olağan bir süreç olarak değerlendirilmekte ve zamanla azalarak kaybolmaktadır. Ancak morarmanın ağrılı şekilde uzun süre artarak seyretmesi halinde zaman kaybedilmeksizin işlemi yapan doktorun bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Meme biyopsisi sonucu kaç günde çıkar?
Meme biyopsisi sonucu kullanılan biyopsi tekniğine göre değişkenlik göstermektedir. Ancak genel olarak bir süre belirtilecek olursa eğer meme biyopsisi sonucu 3 gün ila 7 gün içerisinde sonuçlanmaktadır. Meme biyopsisi sonuçları konusunda uzman olan patologlar tarafından raporlanmakta ve hastanın muayene olduğu doktor tarafından hastaya dokunun durumu hakkında detaylı bir bilgilendirme yapılmaktadır.
Meme biyopsisi kaç dakika sürer?
Öncelikle meme dokusundan örnek almak için seçilecek tekniğin, doku durumunun süre üzerinde etkili olduğu bilinmelidir. Çünkü alınacak dokunun durumu, büyüklüğü ve kullanılacak olan teknik süre konusunda belirleyici olan kriterleri oluşturmaktadır. Ancak genel olarak günümüzde yapılan meme biyopsisi işlemleri 15 dakika ile 30 dakika arasında değişen sürelerde başarılı bir şekilde tamamlanmaktadır.
Meme biyopsisi yan etkileri nelerdir?
Meme biyopsisi işleminde ortaya çıkabilecek yan etkilerden yaygın olanları; meme dokusunda morarma ve şişlik gözlenmesi, ağrı duyumu, kanama görülmesi, hassasiyet oluşması, cilt dokusunda iz, enfeksiyon oluşumu, doku bölgesinde sertlik oluşması gözlenen yaygın yan etkiler arasında yer almaktadır. Bunun haricinde bireysel düzeyde belirtiler gözlenebilmektedir. Gözlenen farklılıklar olması halinde mutlaka bilgi verilmelidir.
Meme biyopsisi tehlikeli mi?
Meme biyopsisi günümüzde güvenli bir işlem olarak kabul edilmektedir. Ancak her cerrahi işlem gibi belli seviyede de olsa riskleri içerisinde barındırmaktadır. Kanama, ağrı, enfeksiyon, yanlış rapor sonuçları bunlardan bazılarıdır. Bu nedenle prosedürlere uyulmasına özen gösterilmeli ve mutlaka doktor ile iletişim halinde kalınmalıdır. Bu sayede meme biyopsisi işlemi sorunsuz şekilde tamamlanabilmektedir.
